Borçlar
Sözleşmeye Aykırılık: İhtar, Seçimlik Haklar, Cezai Şart ve Tazminat
Karşı taraf sözleşmeyi yerine getirmiyorsa temerrüt nasıl doğar, hangi seçimlik haklar kullanılır, cezai şart ve zamanaşımı nasıl değerlendirilir?
Kısaca
- Vade belirlenmişse borçlu vadeyle, belirlenmemişse ihtarla temerrüde düşer.
- Karşılıklı sözleşmede uygun süre verilip sonuç alınamazsa üç seçimlik hak doğar.
- Hâkim fahiş cezai şartı indirebilir; tacirler bu indirimi isteyemez.
- Genel zamanaşımı on yıl, dönemsel edimlerde beş yıldır.
Teslim edilmeyen mal, yarım bırakılan inşaat, ödenmeyen bedel… Sözleşmeye aykırılıkta ilk tepki genellikle hemen dava açmaktır. Oysa hangi hakkın, hangi sırayla kullanılacağı sonucu doğrudan etkiler. Yanlış seçilen bir yol, istenebilecek tazminatı daraltabilir.
Temerrüt nasıl doğar?
Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İfa günü birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede saklı tutulan bir bildirimle belirlenmişse bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmadan temerrüt oluşur. İhtarın tarihi; faizin, gecikme tazminatının ve seçimlik hakların başlangıcı bakımından kritiktir.
Seçimlik haklar
Karşılıklı sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı, ona borcunu ifa etmesi için uygun bir süre verebilir. Süre içinde de ifa edilmezse alacaklı şu haklardan birini seçer:
- İfa ve gecikme tazminatı: Borcun yerine getirilmesini ve gecikmeden doğan zararını ister.
- İfadan vazgeçip olumlu zarar: Sözleşme gereği gibi ifa edilseydi elde edeceği menfaati ister.
- Sözleşmeden dönme ve olumsuz zarar: Sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararını ister ve verdiklerini geri alır.
Süre verilmesinin gereksiz olduğu durumlar da vardır: borçlunun tutumundan süre vermenin sonuçsuz kalacağı anlaşılıyorsa ya da ifa gecikme nedeniyle alacaklı için yararsız hâle gelmişse.
Cezai şart
Cezai şart, borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmesi kararlaştırılan tutardır. Kural olarak alacaklı ya ifayı ya cezayı ister; ancak ceza, ifanın belirlenen zaman ya da yerde yapılmaması için kararlaştırılmışsa ifa ile birlikte istenebilir. Hâkim aşırı bulduğu cezai şartı kendiliğinden indirebilir. Tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğu ileri sürülerek indirilmesi istenemez.
Sözleşmeyi kendi başınıza feshetmeden ya da dönme beyanında bulunmadan önce karşı tarafın gerçekten temerrüde düşüp düşmediğini kontrol ettirin. Haksız fesih, sizi tazminat ödeyen taraf hâline getirebilir.
Zamanaşımı
Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir. Kira, faiz, ücret gibi dönemsel edimler, vekâlet ve eser sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar ile ticari işletme kaynaklı bazı alacaklar için süre beş yıldır. Dava, icra takibi ya da borcun ikrarı zamanaşımını keser. Sürenizi zamanaşımı aracıyla kontrol edebilirsiniz.
Temsilî örnek
Bir işyeri sahibi, tadilat işini üstlenen yüklenicinin kararlaştırılan teslim tarihini iki ay geçirmesi üzerine noterden on beş günlük süre veren bir ihtar gönderdi. Süre de sonuçsuz kalınca sözleşmeden döndüğünü bildirdi, ödediği avansın iadesini ve sözleşmedeki gecikme cezasını istedi. Dönme beyanından önce süre verilmiş olması, beyanın hukuka uygunluğunu tartışmasız kıldı.
Hazırlık listesi
- İmzalı sözleşme ve ekleri
- Ödeme belgeleri
- Teslim ve kabul tutanakları
- Yazışmalar ve fotoğraflar
- Gönderilen ihtarnameler
- Zararı gösteren faturalar
Sık sorulan sorular
İhtarnamede ne kadar süre vermeliyim?
Kanun “uygun süre” der; işin niteliğine göre belirlenir. Basit bir ödeme için birkaç gün yeterliyken bir imalat işinde daha uzun süre gerekebilir.
Tazminat davasından önce arabuluculuk gerekir mi?
Taraflar tacirse ve talep bir para alacağıysa ticari dava olarak arabuluculuk dava şartıdır. Tüketici ve kira ilişkilerinde de zorunludur. Arabuluculuk testi ile kontrol edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve yayımlandığı tarihteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabileceğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.


